Hac Nedir?

Bu sayfayı yazdır

Hac, İslâm’ın beş esasından birisidir. Hem malî ve hem de bedenî bir ibadettir.   Dini bir terim olarak hac, “Belirli bir zamanda usulüne   uygun olarak ihrama girdikten sonra Arafat’ta vakfe yapmak, Kâbe’yi tavaf ederek   ziyaret etmek ve diğer bazı dini görevleri yerine getirmek” suretiyle   yapılan ibadeti ifade eder. Bu ibadeti yerine getirene hacı denir. Kur’an-ı   Kerim’de “Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe’yi haccetmeleri   insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır” buyrulmuştur.

HAC KİMLERE   FARZDIR?

    Erkek olsun, kadın olsun şartlarını   taşıyan her Müslüman’a, ömründe bir defa haccetmek farzdır. Üzerine hac farz   olan kimse, bu ibadeti geciktirmeden bir an önce yerine getirmelidir. Üzerine   farz olduğu halde bir takım gerekçelerle bu önemli ibadeti yerine getirmeyip   ileri yaşlara ertelemek dinen uygun değildir. Bu şekilde haccını erteleyip daha   sonra bizzat hac yapamayacak duruma düşen kimse, yerine vekil göndermek zorunda   kalır. Bir kimsenin hac ibadetiyle yükümlü sayılması için; Müslüman, akıllı,   ergenlik çağına ulaşmış, hür, hac için yeterli malî imkâna sahip ve bu ibadeti   yerine getirecek vakte erişmiş olması şarttır. Bu şartlardan birini taşımayan   kimseye hac farz olmaz. Kendisine hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda   etmekle yükümlü sayılması için de, sağlıklı olması, tutukluluk veya yurtdışına   çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli olması şarttır. Hac   yolculuğuna katlanamayacak, ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar   ile yaşlılar, tutuklular, yurtdışına çıkışları yasaklanmış olanlar ve iddet   beklemekte olan kadınlar, hac kendilerine farz olsa bile, eda ile yükümlü   değildirler. Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat haccederler.   

HACCA HAZIRLIK VE   HAC YOLCULUĞU

  Hacca ruhen ve bedenen çok iyi   hazırlanmak gerekir. Hacca gitmeye karar veren Müslüman, kesinlikle gösterişten,   hac ibadeti vasıtasıyla bir takım kimselerin yanında itibar kazanma ya da övülme   gibi kaygılardan uzak kalmalıdır. Bütün varlığı ile Allah’ın rızasını kazanmaya   yönelmelidir. Hacı adayı, yaşantısındaki İslâm’a aykırı unsurlardan kurtulmaya   ve bunlara hayatında asla yer vermemeye içtenlikle azmetmelidir. Hacı adayı,   yola çıkmadan önce akraba, komşu, eş ve dostlarını ziyaret etmelidir. Üzerinde   hakkı olanlar varsa mutlaka onların haklarını ödemeli, küs olanlarla   barışmalıdır. Hac yapmaya karar veren Müslüman, bir taraftan böyle iç dünyasında   hacca hazırlanırken diğer taraftan, bu önemli ibadeti eksiksiz yapabilmek için   hacla ilgili gerekli bilgileri öğrenmeye gayret etmelidir. Hacla ilgili olarak   kendisine sunulan kitap, broşür ve benzeri yayınları dikkatle   okumalıdır.

Bilindiği gibi hac yolculuğu hava   yoluyla yapılmaktadır. Hacılarımızı taşıyan uçaklar çoğunlukla Cidde   Havalimanına nadiren de Medine Havalimanına iner. Hacı adayının dikkate alması   gereken hususlar şöyle sıralanabilir: Hacı adayı, her şeyden önce hac   yolculuğunun bir ibadet yolculuğu olduğunu, bu yolda atılan her adımın, çekilen   her sıkıntının, bir taraftan kendisine sevap kazandırırken diğer taraftan   günahlarını eriteceğini hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır. Kafileye   katıldıktan sonra kafile başkanı ve din görevlilerinin talimat ve uyarıları   doğrultusunda hareket edilmelidir. Kafilenin düzen ve disiplini için bu çok   önemlidir. Hac sezonu boyunca Hacı Kimlik Kartı boyuna takılı olmalıdır. Sürekli   ilaç kullananlar, beraberlerinde götürmek zorunda oldukları ilaçlar için rapor   almalıdırlar. Eşyaların üzerine kime ait olduğunu gösteren etiket   yapıştırılmalıdır. Kısaca, bir ibadet seyahati olan hac yolculuğunun kendine has   sıkıntıları vardır. Bu itibarla sabırlı olmalı, kalp kırmamaya, kimseyi   incitmemeye çalışmalı, vicdanını rahatsız edecek tavır ve hareketlerden uzak   durmalıdır. Her an bir grup ve kafile içinde olduğunu unutmayarak beşeri   münasebet, adap ve görgü kurallarına riayet etmelidir. 

HACCIN EDA   ŞEKİLLERİ

1.İfrad Haccı: İfrad haccı, umresiz yapılan hacdır.   Aynı yılın hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmaksızın hac niyetiyle ihrama   girilir ve yalnızca hac yapılırsa İfrad haccı yapılmış   olur. 

2.Temettu Haccı: Temettu haccı, aynı yılın hac ayları   içinde önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra yeniden hac için ihrama girerek   yapılan hacdır.

3.Kıran Haccı: Kıran haccı, aynı yılın hac ayları   içinde umre ve hacca birlikte niyet ederek ikisini aynı ihramla yapmaktır.

HACCIN YAPILIŞI

   Hacc yapacak bir kimsenin ilk işidir. İhrama girmeden hac yapılamaz. İhrama   girmek isteyen kimse, ön hazırlık olarak vücut temizliğini yapar mümkünse   gusleder mümkün olmadığında abdest alır. Varsa güzel koku sürünür. Giymekte   olduğu normal giysilerini ve iç çamaşırlarını çıkarıp, sadece “izar” ve “rida”   denilen iki parça ihram örtüsüne sarınır. Terlik ve benzeri şeyler giyer. Bundan   sonra, kerâhat vakti değilse iki rek’at “ihram namazı” kılar. Namazdan sonra   şöyle niyet edilir ; “Allah’ım umre yapmak istiyorum.   Bunu kolaylaştır ve kabul eyle” ve arkasından da yüksek sesle telbiye   söylenir “Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerike   leke lebbeyk, innel hamde ve’n-ni’mete leke ve’l mülk lâ şerike lek”.   Niyet ve telbiye’nin yapılmasıyla ihrama girilmiş ve “ihram yasakları” başlamış   olur.

İhramlıya Yasak Olan Şeyler; Cinsel ilişkiye girmek veya cinsel ilişkiye götüren   davranışlarda bulunmak, tırnak kesmek, vücudun herhangi bir yerindeki kılları   kesmek, vücuda veya ihram örtüsüne koku parfüm sürmek, Mekke ve çevresinin   bitkilerini kesmek veya koparmak, başkalarına zarar vermek kötü söz ve   davranışlarda bulunmak vs… Tavaf; Hacer-ül Esved   köşesinden veya hizasından başlayarak tavaf niyetiyle Kâbe’nin etrafında yedi   defa dönmektir. Hacer-ül Esved hizasına gelmeden: “Allah’ım! Senin rızan için Umre tavafı yapmak istiyorum. Bunu   kolaylaştır ve kabul eyle” diye niyet   edilir. Hacer-ül Esvet’in hizasına varılınca eller, içleri Kâbe’ye doğru olacak   şekilde namaza durur gibi omuz veya kulak hizasına kadar kaldırılıp   “Bismillahi Allahu Ekber” denildikten sonra Hacer-ül Esved istilam edilir.   İstilam, elleri Hacer-ül Esvet’in üzerine koyup onu öpmek demektir. Ancak hac   mevsiminde bu mümkün olmamaktadır. Bu sebeple Hacer-ül Esvet’e uzaktan elle   işaret edilip sağ avucun içi öpülmekle yetinilir. Bundan sonra Kâbe sola   alınarak tavafa başlanır. Tavafın ilk üç şavtında mümkün olduğu sürece erkekler   “Remel” yaparlar. Tavaf esnasında dua edilir, tekbir ve tehlil getirilir. En   uygunu herkesin içinden geldiği gibi ihlâsla ve samimiyetle dua etmesidir.   İsteyenler Dua kitabında yer alan tavaf dualarını okuyabilirler. Yemen köşesine   gelindiğinde, bu köşe de istilam edilir. Hacer-ül Esved köşesine ya da hizasına   varılınca ilk şavt tamamlanmış olur. Beklemeden tekrar istilam yapılarak ikinci   şavta devam edilir. Diğer şavtlar da aynı şekilde yapılır. Yedinci şavtın   sonunda Hacer-ül Esved tekrar istilam edilerek tavaf bitirilir. Sonra Harem-i   Şerif’in uygun bir yerinde iki rekât tavaf namazı kılınır. Tavaf namazından   sonra dua edilir ve zemzem içilir. Sonra Hacer-ül Esved tekrar istilam edilerek   sa’y yapmak üzere Safa tepesine çıkılır. Sa’y;    “Allah’ım! Senin rızan   için umre sa’yini yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle” diye niyet edildikten   sonra Kâbe’ye dönülerek tekbir, tehlil, salâvat okunur ve içtenlikle dua edilir.   Sonra Merve tepesine doğru yürünür. Merve’ye varınca bir şavt tamamlanmış olur.   Burada da yine Kâbe’ye yönelerek tekbir, tehlil ve salâvat-ı şerife getirilip   dua edilir. Sonra Merve’den Safa’ya doğru yürünür. Safa’ya varınca ikinci şavt   tamamlanmış olur. Diğer şavtlar da aynı şekilde yapılır. Yedinci şavt   tamamlandıktan sonra Merve’de Kâbe’ye karşı dönülerek dua edilir. Bundan sonra   tıraş olup ihramdan çıkılır. Hac için tekrar ihrama girinceye kadar bütün ihram   yasakları kalkar. Umrelerini bitirip ihramdan çıktıktan sonra, hac için ihrama   girinceye kadar Mekke’de ihramsız olarak kalırlar. Bu günlerinde beş vakit   namazlarını Harem-i Şerifte kılmaya ve fırsat buldukça bol bol nafile tavaf   yapmaya özen göstermelidirler. Zamanı gelince hac için ihrama girilip Arafat’a   çıkmadan önce isteğe bağlı olarak nafile bir tavafın ardından haccın sa’yi   yapılabilir. Ardından kafile ile birlikte Arafat’a hareket edilir.

 

Arafat ve Müzdelife Vakfesi; Arafe günü Arafat’ta   öğle ve ikindi namazları birleştirilerek kılındıktan sonra ayağa kalkılarak   kıbleye karşı dönülür. Arafat duasının ayakta yapılması müstehaptır. Telbiye,   tekbir, tehlil ve salâvat getirilir. Tevbe, istiğfar ve dua edilir. Bir süre bu   şekilde vakfe yapılıp dua edildikten sonra hacılar Arafat’tan ininceye kadar   kalan süreyi yine ibadet, dua ve zikirle değerlendirmeye çalışırlar. Güneş   battıktan sonra Arafat’tan Müzdelife’ye intikal başlayacağından, akşama yakın   gerekli şahsi hazırlıklar yapılır. Güneşin batmasıyla birlikte Arafat’tan   Müzdelife’ye doğru hareket başlar. Kafileler belli bir plan dâhilinde yola   çıkarlar. Müzdelife’ye varınca yatsı vaktinde, akşam ve yatsı namazı   birleştirilerek kılınır. Akşam ve yatsı namazları bu şekilde birleştirilerek   kılındıktan sonra “vakfe” yapılacak zamana kadar ibadetle meşgul olunur. İhtiyaç   varsa istirahat edilir. Şeytan taşlamada atılacak taşlar toplanır. Taşlar   nohuttan büyük, fındıktan küçük olmalıdır. Müzdelife vakfesinden sonra Mina’ya   hareket edilir.

Şeytan Taşlama ve Hac Kurbanı Kesilmesi; Yol boyunca   telbiye, tekbir ve tehlile devam edilerek Mina’da kalınacak çadırlara gelinir.   Daha sonra izdihamın olmadığı uygun bir zamanda Büyük Şeytanı (Akabe Cemresini)   taşlamak üzere şeytan taşlama mahalline gidilir. Şeytan taşlama taşın atıldığı   kümeye yaklaşarak, atılacak taş, sağ elin baş ve şahadet parmaklarının uçlarıyla   tutulur  “Bismillah, Allahu ekber rağmen li’ş-şeytani ve hizbih” denip atılarak   yapılır. Taşların her biri ayrı ayrı atılmalıdır. Bayramın birinci günü, Büyük   Şeytana tarif edildiği şekilde 7 taş atılır.  Bayramın ikinci ve üçüncü günü   küçüğünden başlanarak her üç şeytana 7’şerden toplam 21 taş atılır. Vaktinde   atılamayan taşların, bayramın dördüncü günü güneş batıncaya kadar atılması   vaciptir. Atılmadığı takdirde ceza gerekir. Her ne kadar sünnete uygun olan, hac   kurbanının, büyük şeytana taş attıktan sonra kesilmesi ise de, taş atmadan önce   de kesilmesi mümkündür. Hac kurbanı, Harem Bölgesi sınırları içerisinde,   bayramın birinci günü tan yerinin ağarmaya başlamasından itibaren kesilir. Hac   kurbanının etinden sahibi dâhil herkes yiyebilir. Bayramın birinci günü Büyük   şeytana taş atılıp kurban kesildikten sonra tıraş olup ihramdan çıkılır.   İhramdan çıkmak için erkekler saçlarını dipten tıraş eder veya kısaltırlar.   Kadınlar ise saçlarının ucundan bir miktar keserler. Böylece hac ihramından   çıkışın birinci aşaması gerçekleşmiş olur. Buna “ilk tehallül” denir. Bu aşamada   eşiyle cinsel ilişki dışında bütün ihram yasakları kalkar. Cinsel ilişki   konusundaki yasak ise, ancak Ziyaret tavafından sonra kalkar.   

   Ziyaret Tavafı; haccın farzlarındandır. Ziyaret tavafının vakti, bayramın   ilk günü gece yarısından itibaren başlar, ömrün sonuna kadar devam eder. Önce,   “Allah’ım! Senin rızan için ziyaret tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve   kabul eyle” diyerek niyet edilir. Daha sonra Hacer-i Esved hizasına gelerek   tavafa başlanır ve yedi şavtla tavaf tamamlanır. Tavaf tamamlandıktan sonra   belirtildiği şekilde tavaf namazı kılınır. Böylece haccın ikinci rüknü de   tamamlanmış olur. Ziyaret tavafının tamamlanmasıyla hac ihramından çıkışın   ikinci aşaması da gerçekleşmiş olur. Buna “ikinci tehallül” denir. Böylece   eşiyle cinsel ilişki yasağı da ortadan kalkmış olur. Arafat’a çıkmadan önce   haccın sa’yini yapmamış olanlar, ziyaret tavafından sonra bu sa’yi yaparlar.   “Allah’ım, Senin rızan için hac sa’yini yapmak istiyorum, bunu kolaylaştır ve   kabul eyle” diye niyet ederek belirtildiği şekilde hac sa’yini yaparlar. Bundan   sonra hacı, Mekke’de kaldığı süre içinde beş vakit namazı Harem-i Şerif’te   kılmaya özen gösterir. Bol bol nafile tavaf yapar. Mekke’den ayrılacağı sırada   da “Veda Tavafı” yapar.  Veda Tavafı; Hacca uzaklardan yani   Mikat sınırları dışından gelmiş olanların Mekke’den ayrılmadan “Veda Tavafı”   yapmaları vaciptir. Bu, hacıların hacla ilgili olarak yapacakları son görevdir.   Veda Tavafı, “Allah’ım! Senin rızan için Veda tavafı yapmak istiyorum. Bunu   kolaylaştır ve kabul eyle” diye niyet edilerek tıpkı diğer tavaflar gibi   yapılır. Tavafın arkasından, tavaf namazı da kılındıktan sonra çokça dua edilir,   af ve mağfiret dilenir. Nihayet ayrılığın üzüntüsü içinde Kâbe’ye ve Mescid-i   Harama veda edilir. Hacda Kadınlarla İlgili Özel Durumlar

         Hac ve umrenin yerine   getirilişi açısından kadınlarla erkekler arasında bir fark yoktur. Ancak,   kadınlar için erkeklerde olduğu gibi özel bir ihram kıyafeti söz konusu   değildir. Elbise, başörtüsü, çorap, ayakkabı gibi her zaman giydikleri   kıyafetlerini giyerler. Yalnızca yüzlerini örtmezler. Bir de erkeklerin yaptığı   gibi telbiye, tekbir, tehlil, salâvat okurken ve dua ederken seslerini   yükseltmezler. Tavafta hızlı ve çalımlı yürüyerek “Remel”, Sa’yda da yeşil   direkler arasında koşar adımlarla yürüyerek “Hervele” yapmazlar. İzdiham olan   yerlerde mümkün olduğu kadar erkeklerin arasına girmemeye özen gösterirler.   Özellikle namaz kılarken, erkek safları arasında kalmayıp kadınlara ait yerlerde   namaz kılarlar. Adetliyken ihrama giren veya ihrama girdikten sonra adet görmeye   başlayan kadınlar, tavafın dışında haccın bütün menasikini yerine   getirebilirler. Harem-i Şerif’e giremezler. Adetliyken ihrama giren ve ihrama   girdikten sonra adetleri bitmeden Arafat’a çıkmak durumunda kalan hanımlar daha   baştan ihrama girerken İfrad haccına niyet etmelidirler. 

İhramlı iken, karada yaşayan av   hayvanlarını avlayan, avlayanlara yardımcı olan, yaralayan kimse ceza olarak   bedel öder. Bedel, av hayvanının kıymeti takdir edilerek tespit edilir.

Ziyaret tavafını cünüp olarak yapan kimsenin, ceza   olarak bir deve ya da sığır kesmesi gerekir. Cünüp olarak yapılan tavaf abdestli   olarak yeniden yapılırsa ceza düşer.

Koyun Veya Keçi   Dem Kesmeyi Gerektiren Eksiklikler; Mikat sınırını ihramsız geçen,   sa’yi terk eden ya da hiçbir mazeret yokken sa’yi yürüyerek yapmayan, Müzdelife   vakfesini özürsüz olarak terk eden, Şeytan’a hiç taş atmayan veya bir günde   atılması gereken taşların yarıdan fazlasını süresi içinde atmayan, farz ve vacip   tavaflarda setr-i avrete uymayan, Ziyaret veya Umre tavafının son üç şavtını ya   da sadece birini yapmayan, Veda tavafı yapmayan, Ziyaret ve Umre tavafını   abdestsiz, Umre, Veda ve Kudüm tavaflarını cünüp halde yapan, Arefe günü   Arafat’tan güneş batmadan önce ayrılan kimsenin, ceza olarak koyun veya keçi   kesmesi gerekir. 

Kudüm veya Veda tavafının abdestsiz halde yapılması,   Veda tavafı ile Sa’yin son üç şavtının yapılmaması ya da eksik yapılması ve bu   şavtların mazeret yokken yürüyerek yapılmaması, şeytan taşlamada, bir günde   atılması gereken taşların yarıdan çoğu atıldıktan sonra geriye kalanların   atılmaması, ya da eksik atılması gibi eksikliklerden dolayı fıtır sadakası   miktarı sadaka vermek gerekir. 

Harem Bölgesinin avının avlanması, kendiliğinden   biten her türlü ağaç, bitki ve otların kesilmesi ya da koparılması, ihramlı   olsun veya olmasın herkese haramdır. Bu sebeple Harem Bölgesinin ağaç ve   bitkilerini kesip koparan kimsenin, bunların bedelini takdir ederek fakirlere   vermesi gerekir.



Özel Ders Hac ve Umre Turları İmmib Bilişim Teknoloji Bloğu Onlice Mücevher Ultra Lüks Umre Turları